loader
Ah Bu Okullar!

Ah Bu Okullar!

Sanal yollarda çocukların zihnini bulandırıcı, aklını çeldirici o kadar renkli ve cezbedici mecra var ki… Uzaktan eğitim yapacağız derken, yıllar içinde bir nesil gerçek dünyadan kopup, sanal...

Ah Bu Okullar !!!
 
Bugün Milli Eğitim bakanımız Sayın Ziya Selçuk, Örgün Eğitimin geleceği ile ilgili açıklamalar yaptı. -Yüz yüze eğitime aynı anda bütün sınıflarda geçilmesinin kısa vadede zor olduğunu söyledi.
 
Bunun üzerine tv kanalları akşam haberlerinde; yüz yüze eğitim; "yılan hikayesine döndü" diye haber yaptılar. Haliyle eğitimin paydaşları olan; öğrenci, öğretmen, idareci, servisçi, kantinci ve velilerin kafası bir daha karıştı. 
 
Bana sorarsanız; 
 
Salgın sürecinde okulların kapatılması son derece yanlış. Tedbir alabilirsiniz, çeşitli düzenlemeler yapabilirsiniz, kısıtlamalara gidebilirsiniz ama başka imkanı olmayan çocuğu-genci örgün eğitimden koparıp sanal mecralara mecbur bırakmak son derece yanlış. 
 
Sanal yollarda çocukların zihnini bulandırıcı, aklını çeldirici o kadar renkli ve cezbedici mecra var ki… Uzaktan eğitim yapacağız derken,  yıllar içinde bir nesil gerçek dünyadan kopup, sanal aleme doğru kayıp gidebilir. 
 
Dünya’nın her yerinde vaka var. Hatta bir çok ülkede bizden daha fazla. Almanya’da okullar neredeyse hiç kapanmadı. Bugün Rusya’da üniversiteler açıldı. 
 
Soruyorum size: 
 
Üniversite öğrencisi, akranları ile yurtta kalıp, yine akranları ile sınıflarda derse giren bir genç mi daha çok virüs yayar? Yoksa evde anne-baba, dede-ninesi ile yaşayan üniversite çağında ki bir genç mi daha çok virüs bulaştırır? Hepimiz biliriz ki; üniversite çağında ki bir genci evde dört duvar arasına hapsetmenin imkanı da yoktur.
 
Yaklaşık bir yıldır canla başla yürütmeye çalıştığımız uzaktan eğitimle kaliteli bir hizmet verme, bunun akabinde kaliteli bir ürün alma imkanı yoktur. Bunun farkında olan ve maddi  imkanı olan veliler çocuklarını etüt merkezlerine göndermek için ekonomik şartlarını sonuna kadar zorluyorlar. Nispeten daha iyi ekonomiye sahip ebeveynler ise çocuğuna özel dersler aldırıyorlar. 
 
Dershaneler de kapanınca ülkede vergisiz-kayıtsız bir özel ders furyası patladı ki, sormayın gitsin… Şimdi düşünün; etüt merkezlerine giden, özel ders alan  bir çocukla, bu imkanlardan mahrum kalan evde telefondan-tabletten  bir şeyler öğrenmeye çalışan hatta o imkanı da olmayan çocuk nasıl eşit şartlarda akademik yarış yapacak? 
 
Ayrıca  bu virüs illeti; etüt merkezlerinden, özel ders veren hocalardan bulaşmıyor mu?
 
İnanın siz üniversitelerini kapatsanız da; bu gençler her şartta; maskesiz-mesafesiz buluşuyorlar. Benim mahallenin çocukları sabahtan akşama kadar sokakta futbol oynadıktan sonra akşama evlerine dağılıyorlar.
 
Bu bilim kurulu üyeleri bu kadar halktan kopuk mu? Okulları kapatınca bu öğrencilerin evde, insanlardan  izole bir hayat sürdüğünü mü düşünüyorlar acaba?  
 
Okulları yurtları kapatınca bu çocuklar, gençler nerede yaşarlar, hiç düşünmezler mi?  Okullarda en azından belli kurallar, kontroller olacak.  Ruhen ve fiziken bir rahatlama yaşayıp, deşarj olacaklar. Bu çocukların ruh sağlığını hiç düşünen yok mu? Nerede bu çocuk gelişim uzmanları? Yıllardır teknoloji ve internet bağımlılığı üzerine konuşan uzmanlar nereye gitti?
 
Bu salgın sürecinin en karlı çıkanları tv kanalları, gsm operatörleri, internet sağlayıcılar, sosyal medya ağları, kargo şirketleri ve internet üzerinden yayın yapan iletişim kanalları oldu. 
 
Basın yayın organları sürekli korona virüs tedbirleri öğütlerken; caddelerde, sokaklarda polislerin ceza yazdığı insanlara hakaretler ederken; kendi tv  kanallarının yayınladığı, onlarca kişinin bir arada iç içe olduğu hiçbir film ve yarışma programında maske ve mesafe olmadığını görüyoruz.
 
İnsan sormadan edemiyor: 
Dizi  film setinde veya herhangi bir program yapımında çalışan yüzlerce binlerce kişi akşam eve gitmiyor mu?
 
Bir birimizi kandırmayalım. Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz. Salgınla mücadelede belli sektörler, kurumlar, kuruluşlar günah keçisi yapılmasın. AVM’ler, kayak merkezleri, termal oteller, şehir içi ve şehirler arası otobüsler ful çekiyor. 
 
Onlarca işçi bağda, bahçede, inşaatlarda, fabrikalarda, atölyelerde sabahtan akşama kadar beraber iç içe  çalışıp, akşamleyin evin yolunu tutuyorlar.  Hiç kaçarı yok birkaç ay sonra turistik oteller de açılacak.
 
Lütfen bütün salgının yükünü çocuklara yüklemeyin. Bu işin faturasını eğitim- öğretime kesmeyin. Bir düşünür diyor ki; "Bir ülkeyi yok etmek için atom bombasına ihtiyaç yoktur. Eğitimi bitirmek yeterlidir"  Sağlıcakla kalın.
 
Antalya Gazipaşa Haberler Not:
İçerikte bulunan Okul Ve Eğitim Haberleri ilgili Yazı Sn. Mustafa Gazioğlu Hocamızın Sosyal Ağ Sayfasından Alıntıdır.


Gazipaşa Haberler Not:
Eğer sizde mesleki haberinizin yada tarifinizin web sitemizde yayınlanmasını istiyorsanız; "Haberini Yada Tarifini Paylaş" sayfamızdaki kriterlere uygun bir şekilde uygun içeriklerinizi bize gönderebilirsiniz. Gazipaşa Haberleri internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü şair içeriklerle ilgili telif hakları www.gazipasahaberler.com 'a aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve "kaynak gösterilse" dahi iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz ve başka bir yerde yeniden yayıma konulamaz.


  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler