loader
Afganistan Üzerinden Gizlenen Çin-İsrail Askeri Hattı…

Afganistan Üzerinden Gizlenen Çin-İsrail Askeri Hattı…

Çünkü tıpkı bizim gibi Rusya da kendi gücünü korumak için suyun Akdeniz’e çıkışına izin vermemek istemektedir. Siyonist cephenin Putin karşıtlığının temelinde..

Afganistan Üzerinden Dünya'ya Oynanan 20 Yıllık Oyun Ve Gizlenen Çin-İsrail Askeri Hattı…Afganistan Üzerinden Dünya'ya Oynanan 20 Yıllık Oyun Ve Gizlenen Çin-İsrail Askeri Hattı…
Av. Sedat Çetinkaya
 
Amerika Birleşik Devletleri, bir kurgu olduğu yönünde önemli veriler bulunan 11 Eylül saldırılarını bahane ederek, tıpkı Irak savaşında olduğu gibi dünyayı ve ABD halkını kandırdıktan sonra El Kaide’den intikam alma iddiasıyla, günümüzden 20 yıl önce Afganistan’a askeri bir müdahalede bulunmuştur. 
 
Ancak belirtmek isterim ki tıpkı Irak’a yapılan müdahalenin amacı gibi Afganistan’a yapılan müdahalenin amacı da küreselci – paganların ve siyonizmin amacına hizmet etmekten başka bir anlama da sahip değildi…
 
Küreselciler ve bu küreselcilerin güdümündeki Amerika Birleşik Devletleri, Çin’e karşıt bir ülkeymiş gibi görünüyor olsa da aslında böyle bir durumun söz konusu dahi olmadığını önemle ve özellikle belirtmek isterim. Zira son 30 yıldır Çin’e büyük yatırımlar yapan, açlıktan sürünmekte olan ve hiçbir sermaye birikimi olmayan Çin’i kısa sürede büyüten ve küresel bir güç olma yolunda hazırlayan, modern ipek yolu projesini “BİR KUŞAK, BİR YOL” başlığı altında dünyanın gündemine oturtan küreselci- paganlardan başkası değildir. 
 
Dolayısıyla, ABD’nin Afganistan’a müdahalesi, küreselcilerin Çin üzerinden hazırladığı projelerin geleceğini garanti altına alma çalışmasından başka bir şey değildir. Bu bağlamda belirtmek gerekir ki ABD’nin Afganistan’dan çıkması da BÖLGENİN GÜVENLİ ŞEKİLDE ÇİN’E TERKEDİLMESİNİ SAĞLAMA girişiminden başka bir anlam ifade etmemektedir…
 
Çin Halk Cumhuriyeti,  ABD’nin Afganistan’a yapmış olduğu askeri müdahaleden bu tarafa askeri ve ekonomik olarak ciddi şekilde gelişmiş ; Hindistan’a karşı Pakistan’a vermiş olduğu destek, Tacikistan’da oluşturmuş olduğu etkinlik, Taliban’la kurmuş olduğu iyi ilişkiler ve İran ile oluşturmuş olduğu enerji temelli ittifak ile ÇİN’DEN IRAK SINIRINA KADAR yolunu açmıştır. Irak ise ABD’nin askeri müdahaleleri sonucunda perişan bir ülke haline gelmiş ve fiilen 3 parçaya bölünmüştür. 
 
Yine bu süreçte Suriye’de bir savaşın içine çekilerek, küresel güçlerin hizmetindeki ABD’nin etki alanı haline getirilmiştir. Bu arada Afganistan’da ABD eliyle kurulan ve 20 yıl boyunca geliştirilen Taliban bünyesinde yetiştirilen ABD güdümündeki güçler, DEAŞ olarak Irak ve Suriye topraklarında ortaya çıkarılmış ve bu yapılar da söz konusu ülkeleri yeni bir ABD müdahalesinin süjesi haline getirmiştir. 
 
Çin’den Irak sınırına kadar açılmış (açılacak ) olan güzergahı, Akdeniz’e bağlamak isteyen ABD, bölgede oluşturmuş olduğu Pkk//Pyd//Ypg//Sdg yapılanması ile DEAŞ’la mücadele bahanesini de kullanarak, hedeflerini gerçekleştirme yolunda ciddi biçimde ilerlemiştir. Bu arada Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin Musul ve Kerkük hakimiyetini gerçekleştirme ve tam bağımsızlığını sağlama yolunda ortaya koymuş olduğu girişimler, Türkiye’nin ASKERİ TEHDİDİYLE akamete uğratıldığı gibi ABD’nin Pkk//Pyd//Ypg//Sdg yapılanmasıyla hedeflediği koridor da TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’NİN MUHTEŞEM OPERASYONLARI  ile parçalanmıştır.
 
Bu durum karşısında küresel güçler ; Irak yönetimini kullanarak, Türkiye’yi Irak’tan uzak tutmayı hedefleyecek şekilde OYALAMA POLİTİKASINA girdiği gibi Suriye’den çekileceklerini açıklama, Türkiye’yi ekonomik – siyasi ve askeri olarak sıkıştırmaya çalışma, Türkiye’ye yönelik gizli ve açık ambargolar koyma, Türkiye’deki hükümeti yıkmak için 5 nci kol faaliyetleri yürütme , Suriye rejimini kullanarak mülteci tehdidi baskısı altında bırakma gibi yollara yönelmiş bulunmaktadır. Ancak meseleye, malvarlıkları bir tarafa tüm gövdeleriyle yüklenmiş olsalar da Türkiye Cumhuriyeti Devleti başkanı Sayın ERDOĞAN’ın dirayetli duruşu sayesinde bu gayretlerinden hiçbir sonuç alamamışlardır.
 
Aslına bakacak olursanız, HENÜZ HİÇ KİMSENİN GÖRMEDİĞİ STRATEJİK GERÇEKLİK , küresel güçlerin bu gayretlerinin ekonomi temelli yeni dünya düzenini oluşturmak dışındaki temel hedefinin, Büyük İsrail’in oluşmasını sağlamak olduğu gibi ÇİN- İSRAİL (BÜYÜK İSRAİL) HATTINI BİRLEŞTİRECEK VE İSRAİL’İN ÇİN ORDUSU ELİYLE KORUNMASINI GARANTİ ALTINA ALACAK UYGULAMAYI DA GERÇEKLEŞTİRMEKTİR… 
 
Ayrıca ÇİN- AKDENİZ KARA HATTI OLUŞTURULDUĞUNDA , Türkiye’nin ve Türk Dünyası’nın elinde tuttuğu ORTA KORİDOR ile Rusya’nın elinde tuttuğu KUZEY KORİDORU’nun ciddi bir alternatifi de oluşmuş olacak, böylece TÜRKİYE VE RUSYA’nın , yeni düzene karşı direnme gücü de pasifize edilmiş olacaktır. İŞTE RUSYA’NIN SURİYE’DE NE İŞİ OLDUĞUNU ANLAYAMAYANLARIN, BU GERÇEĞİ İDRAK ETMESİ GEREĞİ BULUNMAKTADIR.  
 
Çünkü tıpkı bizim gibi Rusya da kendi gücünü korumak için suyun Akdeniz’e çıkışına izin vermemek istemektedir. Siyonist cephenin Putin karşıtlığının temelinde de Rusya’nın bu stratejisi bulunmaktadır. Küreselci cephe bu duruma, Türkiye- Rusya ilişkilerini germek ve iki ülke arasında savaşa evrilecek bir çatışma stratejisini gerçekleştirme arzusuyla cevap vermektedir ki gerek İdlib gerilimi ve gerekse Ermenistan- Azerbaycan gerilimi üzerinden gerçekleştirmek istedikleri şey de bu stratejinin bir görünümünden ibarettir. Hatta Ukrayna gerilimi, Libya sorunu, boğazlar ve S 400 meselesi üzerinden açılan tartışmalarla dahi Türkiye- Rusya ilişkilerinin bozulmaya çalışıldığını görmek gerekmektedir. 
 
Yine Türkiye’yi Kıbrıs’tan uzaklaştırma çalıştırma, Yunanistan’ın hayali Münhasır Ekonomik Bölge İddiası gibi durumların altında da küreselcilerin varlık kazandırmak istedikleri bu projenin güvenli hale getirilmesi stratejisi bulunmaktadır.
 
Türkiye bu stratejiye karşı nasıl başarılı olabilir sorusunu ise kısaca ve en genel şekliyle ; Sayın R.Tayyip ERDOĞAN’ın yönetimdeki varlığını korumak ve onların bu hedeflerini bloke edecek girişimleri, onlar harekete geçmeden gerçekleştirmek şeklinde cevaplayabilmek mümkündür. 
 
Bilinmelidir ki Türkiye, Irak’a müdahale ederek bu girişimi başlatmasın diye Irak hükümeti Türkiye ile işbirliği halindeymiş izlenimi vermeye çalışmakta, ABD askeri varlığıyla Türkiye’nin Pyd//Ypg//Sdg yapılanmasını yok etmesini engellemekte, Yunanistan’ın ani çıkışlar ve agresif söylemlerle Türkiye’nin konsantresini dağıtması sağlanmakta, Türkiye muhalefetin akıl kabul etmeyecek düzeydeki ihaneti, yalan ve algılarıyla iç meselelerine yönlendirilmeye çalışılmakta, İran da Türkiye ile Rusya’yı karşı karşıya getirecek yeni bir Ermenistan//Azerbaycan savaşı ve Afgan göçmeleri üzerinden fitne tohumları ekmeye devam etmektedir.
 
Bu arada İSRAİL, Azerbaycan ile kurduğu iyi ilişkiler, ÇİN de Pakistan üzerinden kurduğu ilişkiler üzerinden, zamanı geldiğinde, mutlaka ama mutlaka Türkiye’yi SINIRLAMAK VE İKİLEMDE BIRAKMAK isteyecektir. Bu nedenle bu durumlar için şimdiden bir çalışma başlatmak, ileride daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalmamak için büyük önem taşımaktadır.
 
AFGANİSTAN, kurulması planlanan Çin- İsrail kara hattının yumuşak karşı gibi görünse de asıl yumuşak karnın İRAN olduğu unutulmamalıdır. Türkiye sahaya süreceği bir stratejiyle İran’ı, kendi iç sorunlarına çekmeyi ve hatta kurulu rejimin yıkılmasını sağlamayı başarmalı, Irak ve Suriye’deki etkisini ortadan kaldırmalıdır. BÖYLECE KÜRESELCİLER, DİMYAT’A PİRİNCE GİDERKEN, ELLERİNDEKİ BULGURDAN EDİLMELİDİR. 
 
Bilinmelidir ki TALİBAN, önemli bir değişim geçirmeden Türkiye ile müttefik olmayacaktır. Şuan ortaya koyduğu tavır , tıpkı ABD’nin bize Kabil Havaalanı’nın işletilmesi meselesini sunup, işbirlikçileri vasıtasıyla Türkiye’de Afgan göçmeni meselesi üzerinden iç baskı oluşturması örneğinde olduğu gibi GÖSTERMELİK BİR TAVIRDIR …
 
Çok büyük bir devlet ve küresel bir güç olacağız ancak içimizdeki işbirlikçileri susturmamız, biraz daha büyük düşünmeyi başarmamız, devlet yönetiminde etkin ve önemli stratejistlere sahip olmamız, küresel planların uygulamasını yapacak nitelikli ajan ağını kurmamız, hedefimizdeki her ülkeye kural dışı çalışacak , geniş imkanlara ve yetkilere sahip CEO’lar atamamız , kokuşmuş CHP zihniyetinin yansımalarıyla hareket etmekten tamamen kurtulmamız ve bu zihniyetin temsilcilerine B.O.K. KADAR DEĞER VERMEMEMİZ gerekmektedir…


Gazipaşa Haberler Not:
Eğer sizde mesleki haberinizin yada tarifinizin web sitemizde yayınlanmasını istiyorsanız; "Haberini Yada Tarifini Paylaş" sayfamızdaki kriterlere uygun bir şekilde uygun içeriklerinizi bize gönderebilirsiniz. Gazipaşa Haberleri internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü şair içeriklerle ilgili telif hakları www.gazipasahaberler.com 'a aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve "kaynak gösterilse" dahi iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz ve başka bir yerde yeniden yayıma konulamaz.


  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

Benzer Haberler