loader
Türkiye- Abd İlişkilerine Yönelik Yakın Dönem Teorisi Ve Etkileri…

Türkiye- Abd İlişkilerine Yönelik Yakın Dönem Teorisi Ve Etkileri…

ABD yönetimine hakim olan güçlerin, özellikle son 10 yıl içinde karşılaştıkları gerçeklik, kağıt üzerinde belirledikleri hedeflere ulaşmalarının kolay olmadığını ve 20.yüz..

Türkiye - Abd İlişkilerine Yönelik Yakın Dönem Teorisi Ve Etkileri…
Av. Sedat Çetinkaya
 
Amerika Birleşik Devletleri yönetimine hakim olan güçler, 21.yüzyıla yeni bir dünya hakimiyeti teorisi ile girmişler ve bu teoriye bağlı olarak geliştirdikleri hedeflere ulaşmak için çok yönlü adımlar atmaya da başlamışlardır.
 
Ancak ABD yönetimine hakim olan güçlerin, özellikle son 10 yıl içinde karşılaştıkları gerçeklik, kağıt üzerinde belirledikleri hedeflere ulaşmalarının kolay olmadığını ve 20.yüzyılda oluşturulan teorilerin, 21.yüzyılın değişen koşulları karşısında etkisiz kaldığını da ortaya koymuştur.
 
Bu bağlamda; 
 
• Küreselcilerin kontrolünde de olsa Çin Halk Cumhuriyeti’nin ekonomik ve askeri bir güç olarak ortaya çıkmasına bağlı olarak gelişen küresel etkiler, 
• Dağılması öngörülen Rusya Federasyonu’nun, siyasi- askeri ve ekonomik olarak kendini toparlayarak küresel hakimiyetini genişletme stratejisi içine girmesi,
• Askeri güçten yoksun, savaşmayı unutmuş,  dağılma sürecinin sınırında gezen ve İngiltere’nin birlikten ayrılmasıyla büyük güç kaybetmiş olan Avrupa Birliği’nin, küreselcilerin hedefleri ile ters düşen arayışlar içinde olması, 
• Afrika kıtasının kısmen de olsa küreselcilerin kontrolünden çıkma sinyalleri veriyor olması,  
• Ortadoğu ülkelerinin, ABD hegemonyasına karşı güvensizlik ve farklı güç merkezleriyle işbirliği arayışı içine girmiş olması,
• Japonya’nın, ABD sömürgesini kırma noktasında gizli bir ajanda geliştirmeye başlamış olması,
• Ve Türkiye’nin küresel etkiye sahip bölgesel bir güç olarak yükselirken, sahip olduğu hinterlandı kullanmak suretiyle hem büyük bir küresel güce ulaşma potansiyeline hem de Türk Birliği’ni gerçekleştirme olanağına sahip bir ülke olarak ortaya çıkması, KENDİ ARZULARI DOĞRULTUSUNDA YENİ BİR DÜNYA DÜZENİ KURMAK İSTEYEN KÜRESEL GÜÇ MERKEZLERİNİN PLANLARININ ÖNÜNDE CİDDİ ENGELLER OLUŞTURMAKTADIR.
 
Ancak bu arada boş durmayan ABD temelli güç merkezleri; Covid-19 plandemisine bağlı olarak yaşanan kapanmalar, enerji fiyatlarının kasıtlı bir biçimde arttırılması, tedarik zincirlerinin planlı bir biçimde bozulması, dünya sathında gıda fiyatlarının anlamsız bir biçimde yükseltilmesi ve ekonomileri ve devletleri hedef alan saldırılar vasıtasıyla dünya düzenini bozmanın ve oluşan kaos neticesinde de önceden hazırladıkları sistemi dünyaya dayatmanın peşine düşmüş bulunmaktadır.
 
İşte bu gerçekliği idrak ederek dünyaya baktığımızda; küresel güç merkezlerine rahatsızlık verecek ya da zorluk çıkaracak liderlerin ve devletlerin özellikle hedef alındığını da görmek lazımdır. Bu bağlamda belirtmek isterim ki Sayın Erdoğan bu liderlerin en başında gelmektedir.
 
Dünya sathında oynanmakta olan siyasi- askeri ve ekonomik boyutları bulunan bu mücadelede karşımızdakilerin ne yaptığını bilmek kadar bu güç merkezlerinin hamlelerini nasıl boşa çıkarılacağını da iyi bilmek gerekmektedir.
 
Son dönemde özellikle gıda ve enerji fiyatları üzerinden oluşturulan ve fiyatlar genel düzeyini olması gerekenin çok ötesinde etkileyerek fahiş enflasyonist baskıların oluşmasına neden olan stratejinin, 21.yüzyıla ait olarak geliştirilecek bir ekonomik yaklaşımla karşılanması gereği bulunmaktadır. ARTIK LİBERAL DEVLET DÖNEMİ DE LİBERAL //KAPİTALİST EKONOMİ DE BİTMİŞTİR. KÜRESEL ARENADA BAĞIMSIZ BİR DEVLET VE MÜREFFEH BİR HALK OLARAK YERİMİZİ ALMAK İSTİYORSAK; 
 
• ÜLKENİN PARASININ DEĞERİNİ, DALGALI KUR REJİMİNİN AÇIKLARINA VE SPEKÜLASYONLARA KORUYAN, 
• İNSANLARIN KONUT İHTİYACINI, SAĞLIK GÜVENCESİNİ, ENERJİ İHTİYACINI, CAN VE MAL GÜVENLİĞİNİ VE ÖZELLİKLE DE GIDA GÜVENLİĞİNİ SAĞLAYAN BİR MODELE GEÇME ZARURETİ DOĞMUŞ BULUNMAKTADIR.
 
Küresel güç merkezleri, ülkelerin; yönetim açıklarını, medyasını, bankacılık ve finans sektörünü, satın alınmış // kandırılmış // yönlendirilmiş kişi ve sivil toplum örgütlerini, ülke içine sızdırdıkları koçbaşı mahiyetindeki kişi ve şirketleri, çeşitli devletleri, etki ajanlarını vb. kullanarak o ülkelerin yöneticilerine ve varlığına yönelik olarak operasyon yapmayı kendileri için bir hak olarak görmekte ve kural dışı oynadıkları için de kendilerine yönelik olarak karşıt tepki oluşturulamamasının sağladığı avantajdan yararlanmaktadırlar. 
 
İşte, bir ülke yöneticisine karşı gerçek dışı bir yaklaşımla ortaya atılan diktatör, faşist gibi yakıştırmalar ile insan hakları , demokrasi, hukuk devleti, hukukun üstünlüğü gibi kavramların yersiz bir şekilde yükseltilmesinin ya da benzer şekilde geliştirilen siyasi ve sosyolojik yaklaşımların temelinde de karşı tarafın mücadele gücünü yıpratmaya ve ortadan kaldırmaya yönelik psikolojik bir hareket bulunmaktadır.  
 
Bu bağlamda bir değerlendirme yapacak olursak, küresel öneme sahip her meselede hem Amerika Birleşik Devletleri’nin hem de bu devletin kılcal damarlarına kadar sirayet etmiş küresel güç merkezlerinin, Türkiye’ye ciddi biçimde ihtiyacı bulunmaktadır. ONLAR KENDİ KONTROLLERİNDEKİ TÜRKİYE HEDEFİNDEN HİÇBİR ZAMAN VAZGEÇMEYECEKLERDİR. ONLARIN BU AMACINA HİZMET İÇİN EMİRLERİNE AMADE OLACAK BİÇİMDE BEKLEYEN, DÜNYADAN HABERSİZ , HİPNOZ TÜTSÜSÜNÜN ETKİSİNDE DOLAŞAN YARDAKÇILARI DA FAZLASIYLA BULUNMAKTADIR. 
 
Küresel güç merkezlerinin uyguladığı politik strateji de yerli işbirlikçilerin elini güçlendirir gibi görünmektedir. Ancak  Türkiye’nin varlığına olan ihtiyaçları ve Türkiye’yi karşılarına alma kabiliyetinden yoksun oluşları, ellerini kollarını bağlamaktadır. Bu nedenle yakın dönem Türkiye- ABD ilişkilerinde büyük karşıtlıkların oluşmasını engelleyen bir denge mevcuttur. Bu dengeden çok ama çok iyi faydalanmamız ve sınırları sonuna kadar zorlamamız gerekmektedir. 
 
Bu arada Türkiye’miz, kendisini her yönüyle tam bağımsız olarak tanımlayabileceği bir sonuca ulaşmak için ihtiyacı olan zamanı kısmen elde etmiş olarak yükselen bir ivme dahilinde ilerlemektedir. Güncel olarak yaşanan ve ekonomik sıkıntı olarak hissedilen herşeyin, birkaç yıl içinde tamamen geride kalacağını ve büyük bir geleceğin bizi beklediğinin farkına varmalı, verilen bu büyük ve tarihi mücadeleye, içinde bulunduğumuz gaflet uykusundan uyanarak bir oyla dahi olsa destek vermeyi başarabilmeliyiz. 
 
UNUTMAYALIM Kİ İNSANLIĞIN DÜŞMANI OLAN KÜRESELCİ PAGANLAR TÜRKİYE’Yİ DÜŞÜRÜRLERSE, ÖNCE MİLLETİMİZ OLMAK ÜZERE TÜM TÜRK- İSLAM DÜNYASI, PERİŞANLIKLARDAN PERİŞANLIK BEĞENİR HALE GELECEK VE TELAFİSİ İMKANSIZ ZARARLARIN MUHATABI OLARAK HAK ETTİĞİ BEDELİ; CANI- MALI- NAMUSU VE İÇİNE DÜŞTÜĞÜ ZİLLET HALİ İLE ÖDEMEK DURUMUNDA KALACAKTIR…
 
Her nefis, ölümü tadacaktır ancak nasıl bir hal üzere tadacağı çok daha önemlidir.
 


Gazipaşa Haberler Not:
Eğer sizde mesleki haberinizin yada tarifinizin web sitemizde yayınlanmasını istiyorsanız; "Haberini Yada Tarifini Paylaş" sayfamızdaki kriterlere uygun bir şekilde uygun içeriklerinizi bize gönderebilirsiniz. Gazipaşa Haberleri internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü şair içeriklerle ilgili telif hakları www.gazipasahaberler.com 'a aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve "kaynak gösterilse" dahi iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz ve başka bir yerde yeniden yayıma konulamaz.


  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler