loader

Savaşa Bir Adım Daha Yaklaşmak…

Av. Sedat ÇETİNKAYA
Yazar:Av. Sedat ÇETİNKAYA
Bu yazı

Savaşa Bir Adım Daha Yaklaşmak…
 
Baskın ; Plan Üstüne Plan Yapanların Değil, Basanındır…
 
Yunanistan ile Mısır, Türkiye’nin Libya ile yapmış olduğu Münhasır Ekonomik Bölgelerin Sınırlandırılmasına ilişkin anlaşmayı ve bu anlaşma çerçevesinde Libya ve Türkiye açısından oluşan hakları haleldar edecek şekilde bir anlaşma imzalamış bulunmaktadır.
 
Oysa aynı Yunanistan, kısa bir süre önce Meis Adası kaynaklı ve donanmasının Türkiye tarafından yok edilmesi ile başlayacak bir savaşın eşiğinden dönmüştür. Üstelik bu hususa ilişkin arabuluculuk görevini de Almanya şansölyesi A.Mergel üstlenmişti. Ancak Yunanistan’ın bu gerilim hiç olmamış gibi durumdan faydalanarak ve bir By-Pass stratejisi geliştirerek Mısır ile yapmış olduğu anlaşma, ortada farklı bir planının işler halde olduğunu göstermektedir. 
 
Zira Yunanistan’ın bu yaklaşımının, bir akıl tutulmasını temsil edebilmesi imkansız olduğu gibi Almanya’nın da tüm siyasi etkisini kaybedeceği bir strateji içine girmesinin anlaşılabilir olmadığı da ortadadır. Kısaca Almanya her zamanki gibi ikiyüzlü ve Türkiye düşmanı politikaların taşeronudur.
 
Kanaatimce Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta yaşanan ve altından İsrail gizli servisi Mossad’ın taşeronlarının çıkacağı saldırı ile Türkiye’ye yönelik olarak planlanan ve 28 Temmuz 2020 tarihli makalemde uyarısını yaptığımın kur saldırısının da aynı planın bir parçası olduğunu söyleyebilmek mümkündür. 
 
Zira Lübnan’daki patlama ile Lübnan yönetimi, Türkiye ile yakınlaşmaması ve ilan edilmeden yürütülen Münhasır Ekonomik Bölge Anlaşması’nı imzalamaması noktasında tehdit edilmiş ve hemen bu olayın sonrasında üzerine düşen görev için hazır kıta beklemekte olan Fransa yönetimi de, Lübnan’ın üzerine bir kurtarıcı edasıyla çullanmış bulunmaktadır. Benzer bir durumun, Türkiye ile Mısır’ın Münhasır Ekonomik Bölge Anlaşması için yakınlaşması nedeniyle Mursi yönetimine yapılan darbe noktasında yaşanmış olduğunu da hatırlamak gerekir diye düşünüyorum.
 
Diğer taraftan bu gelişmeler yaşanırken Türkiye’nin bu meselelere yönelik konsantresinin başka bir yöne kaydırılmasının gerekmesi nedeniyle, klasik bir yaklaşımla kur üzerinden bir saldırı gerçekleştirilerek hükümetimizin sıkıştırılmaya çalışıldığı, oluşturulacak kamuoyu baskısı nedeniyle Türkiye’nin geri çekilmesinin sağlanmaya çalışıldığı da açık biçimde görülmektedir. 
 

Savaşa Bir Adım Daha Yaklaşmak…

Zira kur saldırının yapısı incelendiğinde görülebileceği üzere ortada bir neden yokken ısrarlı bir şekilde yurtdışı kaynaklı bir Türk Lirası talebinin gündeme geldiği ( Türk Lirası karşılığı dolar alarak Dolar kurunu yükseltmek için), bu talebin desteklenmesini sağlayacak Türk Lirası’nın bulunamaması nedeniyle yüksek faizlerin oluştuğu, bu durumun aşılabilmesi için de hisse senedi ve tahvil satışına gidildiği, merkez bankasının faiz artışına zorlandığı, ikincil bir dalga olarak Türkiye içinden gelecek bir Dolar talebinin tetiklenmek istendiği görülmektedir.
 
Bu arada Rusya’nın da Türkiye ile Libya konusunda bir iyiniyet mutabakatına ulaşmış olmasına rağmen, oluşan boşluktan istifade ederek Libya’ya yerleşmeye devam ettiğini, Akdeniz’de ben de varım anlamına gelecek girişimlerde bulunduğunu ve bu girişimleri zorlamaya devam ettiğini de gözden kaçırmamak gerekmektedir.
 
İşte bu siyasi ve stratejik zeminden hareketle bir değerlendirme yaptığımızda ; Türkiye’nin, Mısır ve Yunanistan arasında yapılan ve yok hükmünde olduğunu ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölge Anlaşması’nı ayakları altına aldığını açık açık gösterecek şekilde bir girişimde bulunması mecburiyetinin doğmuş olduğunu söyleyebilmek mümkündür. 
 
Küresel Güç Olma Yolunda İlerleyen Türkiye, Bu Mecburiyetin Gereğini Mutlaka Yapacaktır. 
Ancak karşımızdaki cephenin temsilcilerinin bunun için gizli bir hazırlık içinde olmadığını söyleyebilmek de mümkün değildir. Yani Yunanistan- Mısır ve muhtemelen de Fransız donanması, Türk donanmasına karşı henüz ilan edilmemiş bir savaş ittifakı kurmuş bulunmaktadır. İşlerin bizim için kötüye gitmesi durumunda, bu donanmalara İsrail başta olmak üzere başka ülke donanmalarının katıldığını da görmek de şaşırtıcı olmamalıdır.
 
Türkiye olarak yapmamız gereken tek şey vardır o da Türk Donanması için Ege ve Akdeniz’de hazırlanmış bir yayılma planı içinde ve ani bir kışkırtma neticesinde, ilk saldırı girişimini başlatması sağlanacak olan Yunan Donanmasını denizaltıları da dahil olmak üzere 30 dakika içinde yok etmek ve Mısır Donanması başta olmak üzere diğer tüm karşıt güçleri şoka sokmak ve hareketsiz kılmaktır. 
 
Donanması yok edilen Yunanistan, Türkiye ile topyekün bir savaşı göze alamayacağı gibi bu icraatımız, bölgedeki tüm güçler için de büyük bir gözdağı olacaktır. Bu planı uygularken önemli olan, planın sızmaması için gerekli tedbirleri almak ve bu saldırı sonrasında Meis adası başta olmak üzere Ege ve Akdeniz’deki diğer haklarımızın anlaşma masasında resmen talep edilir hale gelmesini sağlayabilmektir.
 
Böylece Türkiye’nin gücü ve kararlılığı, Libya açısından da sonuç doğuracak ve Türkiye Libya açısından arzuladığı sonuca ulaşabilecektir. Zira gözü korkacak ve en istekli müttefikini kaybedecek olan Mısır, Libya üzerinde askeri girişimde bulunma gücünü kendisinde bulamayacak, Mısır’ı kullanmak isteyen güçler de Türkiye’yi karşısına alma cesaretini gösteremeyecektir.
 
Baskın ; plan üstüne plan yapanların değil, basanındır gerçeği bir kez daha vücut bulacaktır…
 





Gazipaşa Haberler Not:
Eğer sizde mesleki haberinizin yada tarifinizin web sitemizde yayınlanmasını istiyorsanız; "Haberini Yada Tarifini Paylaş" sayfamızdaki kriterlere uygun bir şekilde uygun içeriklerinizi bize gönderebilirsiniz. Gazipaşa Haberleri internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü şair içeriklerle ilgili telif hakları www.gazipasahaberler.com 'a aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve "kaynak gösterilse" dahi iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz ve başka bir yerde yeniden yayıma konulamaz.