loader

Urummi’den Rum’a (Anadolu’ya)- 01

Ali YILDIZ
Yazar:Ali YILDIZ
Bu yazı

Urummi’den Rum’a (Anadolu’ya)- 01
 
Kişi ve coğrafi adların bazen etnik, bazen aşiret, bazen toplum adlarına dönüşmesi yeni değildir.
 
Örneklerimiz,  Diyar-ı Rum, Deşt-i Kıpçak,  Hasan-ı Rumi, Celaleddin-i Rumi vs.
 
Biz bu çalışmamızda Rum adının kaynaklarına inerek, Anadolu, Rum, Yunan, Grek ayrımlarını yapmaya çalışacak, özellikle de Rum sözcüğünün Anadolu’ya ad olarak verilişinin tarihi kökenlerine inmeye çalışacağız.
 
Bu yazıda kaynaklarımız yazılı ve Türkçe kaynaklar. Her yazıda başka kaynakları ortaya koyacağız.. 
 
Fazla kaynak da vermiyorum kusura bakmayın. Bunlar açık bilgi, ama okumak yerine çalınıyor.
 
1- Yavuz Sultan Selim. Tülbentçi.
 
Büyük bir stratejist olan Yavuz Sultan Selim, ordusunu susuz çölde perişan etmemek ve Mısır’ı fethetmek için kış aylarını bekleyip 1517 Yılında Filistin Çölü’nü geçip, Memluk Sultanı Sultan Gavri’yi yenerek Kahire’ye girmişti. Yavuz’dan 1800 yıl önce Makedonyalı İskender de aynı taktiği uygulamıştı. 
 
Mısır’ın fethi tamamlanmış, ordu Nil kıyısında istirahate çekilmişti. Asker için yapacak bir şey kalmamıştı. Mısır’ın kavurucu sıcağı askere iyi gelmiyordu. Sıcak, sinek, bataklık, orduda homurdanmaları başlatmıştı. 
 
Ailelerini özleyen emir ve komutanlar da aynı dertten muzdaripti. Ancak şedit bir padişah olan Yavuz’a kimse bir şikayette bulunmaya cesaret edemiyor, dişini sıkarak sabrediyordu.
 
Urummi’den Rum’a (Anadolu’ya)- 01El altından artık İstanbul’a, Başkent’e, Dersaadet’e dönmek için asker teşvik ediliyordu. Vezir-i Azam Yunus Paşa bu hareketi alttan alta destekliyordu. Bu haberler Yavuz’un kulağına çalınmış ve sırdaşı Hasan Can’a;  “Lalamız başıyla oynuyor” demişti.
 
Nihayet Yeniçeriler, Padişah’ın çok saygı gösterdiği Kemal Paşazade’ye müracaat ettiler. Kemal Paşazade de kellesinden korkuyor ama münasip bir dille bu isteği iletmeyi istiyordu.
 
Yavuz atına binip yanındaki emir ve subaylarla bir gezintiye çıkmıştı. Kemal Paşazade yanındaydı. Ona sordu:
Asker Kahire’de ikametten usanmış derler, sen ne dersin?
 
Evet efendimiz kulunuzun da kulağına çalındı.
Asker ne söyler?
Vallahi efendim pek malumatım yok ama birkaç gün evvel Nil kıyısına gezerken bir Yeniçeri türkü söylüyordu onu duymuştum.
O nasıl bir Türküdür?
 
Gazab-ı Hümayuna uğramaktan korkarım Sultanım!
Söyle söyle..
 
Kemal Paşazade biraz düşündü ve Türkünün bir kıt'asınıı okudu:
Nemiz kaldı bizim Mülki Areb’de
Nice biz dururuz Şam-ü Haleb’de
Cihan halkı kamu iyşü tarabde,
Gel ahi gidelim Rum illerine.
 
Vatan hasretini dile getiren çok içli bir türküdür.
 
Yavuz Kemal Paşazade’nin yüzüne manalı manalı baktı, ama bir şey söylemedi. 
 
Şehre döndüğünde Vezir-i Azam Yunus Paşayı çağırıp İstanbul’a dönüş hazırlıklarının başlamasını istedi.
 
Türkü Kemal Paşazade’ye atfedilse de, gerçekten bir Yeniçeri’nin mi, yoksa Kemal Paşazade’nin mi doğrusu bilinmiyor.
 
Ama bir gerçek var ki asker Mısır’dan Rum illerine dönmek istiyordu.. Türkçesi Rum illeri, Arapçası Diyar-ı Rum..
 
Peki, Yavuz’un askeri Mısır’dan gidelim derken; Rum illeri adıyla Yunan ili veya Grek İli mi demek istemişti? Dönmek istediği yer Rumların vatanı mıydı?
Rum ilinin aslı neydi?



Gazipaşa Haberler Not:
Eğer sizde mesleki haberinizin yada tarifinizin web sitemizde yayınlanmasını istiyorsanız; "Haberini Yada Tarifini Paylaş" sayfamızdaki kriterlere uygun bir şekilde uygun içeriklerinizi bize gönderebilirsiniz. Gazipaşa Haberleri internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü şair içeriklerle ilgili telif hakları www.gazipasahaberler.com 'a aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve "kaynak gösterilse" dahi iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz ve başka bir yerde yeniden yayıma konulamaz.