loader
Kazakistan Olayları Üzerinden Küresel Savaş Değerlendirilmesi

Kazakistan Olayları Üzerinden Küresel Savaş Değerlendirilmesi

Küresel para baronları, bu stratejik saha zemininde önce hem Rusya’ya hem de Türkiye’ye yüklenmeyi denemişler ancak her ikisi açısından da durumu değiştirecek bir netice almayı..

Kazakistan Olayları Üzerinden Küresel Savaş DeğerlendirilmesiKazakistan’da Yaşanan Olayların Siyasi Ve Stratejik Analizi Üzerinden, Küresel Savaşın Değerlendirilmesi…
Av. Sedat Çetinkaya
 
Kıymetli Dostlarım, 
 
Günümüz dünyasında, 208 adet devletin varlığı ilan edilmiş olsa da bu devletlerin önemli bir bölümü, KÜRESEL GÜÇ MERKEZLERİNİN kontrolü altında bulunduğundan, bağımsız bir devlet hüviyetine sahip değildir. Bu güç merkezlerinin doğrudan doğruya kontrolünde olmayanların ise ya bir ittifakın ya da gizli bir anlaşmanın tarafı konumunda bulunduklarını söyleyebilmek mümkündür...
 
20 nci yüzyıl bağlamında dünya üzerinde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri arasında şekillenen bir siyasi güç dengesi bulunmaktaydı. Ancak bu güç dengesini kuranlar, ne ABD vatandaşları ne Rus’lardı. Zira “SOĞUK SAVAŞ” strateji üzerinden bu dengeyi oluşturanlar, her iki ülkede de etkili olan küresel para baronlarından başkası değildi.
 
Küresel para baronları, 21 yüzyılın hazırlığını yaparken ; önce S.S.C.B.’nin yıkılmasını, sonrasında ise bizzat devreye girip Çin’in gelişmesini sağlayarak büyük plana ilişkin çerçeveyi hazırlamışlardır. Bu arada Türkiye- Japonya- Almanya- Fransa- Mısır- Suudi Arabistan- Pakistan- Hindistan gibi ülkeler de çeşitli şekillerde kontrol altında tutulmaya çalışılmıştır.
 
Bu süreçte dünya ticareti ve siyaseti açısından ÜÇ ÖNEMLİ PROJE için de ciddi adımlar atılmış bulunulmaktadır. Bunlardan birisi Çin üzerinden geliştirilen İPEK YOLU PROJESİ , diğeri ABD üzerinden geliştirilen BÜYÜK İSRAİL PROJESİ , sonuncusu da FETÖ yapılanması üzerinden şekillendirilmeye çalışılan TÜRKİSTAN’A HAKİM OLMA PROJESİ’dir.
 
Ancak bu arada küresel para baronlarının planlarını bozan ve dünya üzerindeki gerilimi yükselten İKİ BÜYÜK GELİŞME ortaya çıkmış bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, S.S.C.B.’nin dağılmasından sonra V.Putin’in ortaya koymuş olduğu liderlik çerçevesinde Rusya’nın kendi kontrollerinde olmayan bir güç olarak yeniden etkili olmaya başlaması ; diğeri ise R.Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye’nin, küresel etkiye sahip bölgesel bir güç olarak yükselmesidir. Özellikle Türkiye ; Afrika- Ortadoğu- Akdeniz- Balkanlar- Karadeniz- Kafkaslar- Ortaasya – Afganistan ve Pakistan gibi coğrafyalarda, küreselci paganlar açısından ciddi bir tehlike arzetmeye başlamış, her zeminde onların planlarını bozmuş bir ülke olarak ortaya çıkmıştır.
 
Küresel para baronları, bu stratejik saha zemininde önce hem Rusya’ya hem de Türkiye’ye yüklenmeyi denemişler ancak her ikisi açısından da durumu değiştirecek bir netice almayı başaramamışlardır. Bu süreçte hem Türkiye hem de Rusya, tüm aktörlere karşı aldatıcı ve kendi planlarını uygulamak için zaman kazanıcı bir politika uygulamayı başarmıştır.
 
TÜRKİYE ; Afrika üzerinde gerçekleştirdiği çok yönlü açılımla, Doğu ve Orta Akdeniz’de ortaya koyduğu tehditle , ABD’nin ve dolayısıyla küresel para baronlarının Ortadoğu politikasını kesintiye uğratan gücü ve askeri stratejisiyle, bir CIA yapılanması olan FETÖ’yü etkisiz kılmaya matuf politikasıyla ve geliştirdiği Türk Devletler Birliği hedefiyle, küreselci para baronlarının asla öngöremediği bir güç olarak ortaya çıkmış ve onların 3 planını da temelinden sarsmış bulunmaktadır. Ayrıca TÜRKİYE'nin ;
 
1. Küreselcilerle aynı cephede bulunmak durumunda kalmış olan İNGİLTERE,
 
2. Avrupa kıtası hakimiyetini sürdürmek ve ABD hegemonyasından kurtulmak isteyen ALMANYA, 
 
3. Çin’in gelişmesinden, varlığı üzerinde hakimiyet oluşturmasından rahatsız olan ve yine ABD işgalinden kurtulmak JAPONYA,
 
4. Kendisine yeni bir güç zemini arayan İSLAM DÜNYASI,
 
5. Ve RUSYA FEDERASYONU ile çeşitli çıkar zeminlerinde  siyasi – askeri ve ekonomik temelli politikalar geliştirme ihtimali bulunması da küreselci paganlar nezdinde büyük bir korku meydana getirmektedir… 
 
Ortaya çıkan bu yeni denge karşısında küreselci para baronları, Avrupa’yı hem askeri  olarak hem de enerji arzı cihetinden tehdit eden, batının Ukrayna üzerinden geliştirdiği blöfü görerek Ukrayna’yı işgal edebileceği tehdidini ortaya koyan ve İpek yolu projesi bağlamında Çin’i bloke edebileceğini hem Suriye hem de Doğu Akdeniz politikası açısından gösteren RUSYA İLE GÖZ BOYAMA AMACINA HİZMET EDEN BİR ANLAŞMA ZEMİNİ ARAMAYA BAŞLAMIŞLARDIR. Onların amacı, V.Putin sonrasına yatırım yapmak için zaman kazanmak, Rusya’nın amacı da Büyük Rusya’nın temellerini atmak ve hedeflediği güce ulaşmak için üzerindeki baskıyı ortadan kaldırmaktır. 
 
İşte bu bağlamda küreselci para baronları ile Rusya arasında oluşan anlaşma zemininden, henüz kesin olarak emin olamasam da Çin ile Rusya arasında şekillenen bir mutabakat doğmuş gibi görünmektedir. Bu bağlamda KARŞIT AÇIKLAMALARA İHTİYATLA BAKMAK gerektiğini de ifade etmek isterim. ÇÜNKÜ RUSYA İLE KÜRESEL PARA BARONLARI ARASINDA BİR ANLAŞMA VARSA, GERÇEK HEDEFİN, TÜRK BİRLİĞİ OLMA İHTİMALİ ÇOK YÜKSEK, YAPILAN AÇIKLAMALAR DA ROL İCABIDIR...
 
Bu arada Türkiye’nin, ekonomik temeli bulunmayan bir tezgah çerçevesinde kendi ekonomik problemleriyle uğraşır halde bulunması nedeniyle Suriye operasyonundan uzaklaşmasından ve konsantrasyonunun dağılmasından FAYDALANMAK İSTEYEN KÜRESELCİLER , İpek yolu projesi ve yeni dünya düzeni açısından büyük öneme sahip olan Kazakistan üzerinden geliştirdikleri GEZİ OLAYLARI BENZERİ BİR ATAKLA, Türkiye’nin ileri stratejisinin önünü kesmeyi, Rusya’yı gafil avlamayı, Kazakistan’ı Çin hegemonyasına yaklaştırmayı ve tıpkı Azerbaycan- Ermenistan savaşında olduğu gibi Türkiye ile Rusya Federasyonu ilişkilerini bozarak iki devleti karşı karşıya getirmeyi hedeflemişlerdir. Zira açık istihbarat verilerinden anlaşıldığı üzere Kazakistan’daki olayların ortaya çıkmasında ana faktörün ABD olduğu ancak  gerçekleştirilen istihbaratla Rusya’nın da bu duruma hazırlıklı olduğu anlaşılmaktadır. 
 
Zaten KAZAKİSTAN YÖNETİMİNİN, sınırlı bir halk hareketini bastırmayı denemek, gerekirse Türk Devletler Birliği Teşkilatı ülkelerinden destek istemek yerine hemen Kollektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nü yardıma çağırması, alel acele OHAL ilan etmesi, Başbakanı istifaya zorlaması , Nursultan Nazarbayev’i Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanlığı’ndan almak suretiyle devlet üzerindeki hakimiyetini ortadan kaldırmaya çalışması, KAZAKİSTAN YÖNETİMİ İLE RUSYA ARASINDA BİR İRTİBAT OLDUĞUNU ve Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in, Nur Sultan Nazarbayev’in devlet üzerindeki etkisini kırmaya çalıştığını ortaya koymaktadır. Bu durumun bir iç siyaset meselesi olarak sınırlı kalmasını sağlamak, tüm Türk Dünyası'nın en önemli meselesi olmalıdır. 
 
Elbette Rusya’nın da oluşan bu zemin üzerinden, Kazakistan ve Türk Dünyası üzerinde hakimiyet sağlamanın yolunu açmayı planladığı görülmektedir. Ve belki de Rusya’nın, ABD-Çin ilişkileri bağlamında küreselcilerle ulaştığı ve bir ucu Ukrayna’ya da dokunan gizli mutabakatın temelinde, Kazakistan’ın geleceğinin bulunduğunu iddia edebilmek de stratejik açıdan mümkün hale gelmektedir. 
 
Bu süreç bize, küresel güç merkezleri tarafından Türkiye’mizde de ne yapılmaya çalışıldığını göstermesi gerektiği gibi diğer Türk Devletlerinin de çok ciddi bir kontrol mekanizması üreterek, provokasyonlara karşı tedbir alması gereğini de ortaya koymaktadır. 
 
Türk Devletler Birliği üyesi ülkeler arasında en acil ve hızlı şekilde ORTAK OPERASYON GÜCÜ VE KOMUTASI oluşturulmalı, gerekli durumlarda talep üzerine doğrudan doğruya müdahale imkanının da önü açılmalıdır.
 
Kazakistan öznesinde ortaya çıkan bu ayaklanmanın şekillendirdiği mesele kısa bir süre içinde kontrol edilebilir bir zemine oturacak olsa da bu olayın açtığı yara ve gösterdiği zafiyet HEP AKILLARDA KALACAK ve Kazakistan, birilerinin iştahını kabartmaya devam edecektir. RUSYA’NIN, GİZLİ BİR STRATEJİ DAHİLİNDE KAZAKİSTAN’I BÖLME PLANI AÇIKÇA ORTAYA ÇIKMIŞ BULUNMAKTADIR. Bu durum bizim, zillet cephesinin faaliyetlerinden doğan olumsuzluğu aşma mecburiyetimiz gibi Kazakistan’lı kardeşlerimizin de aşması gereken dönemsel bir problem mahiyetindedir. 
 
Bu mücadelede hiçbir zaman tek başlarına olmayacaklardır ANCAK ÖNEMLİ OLAN, MİLLİ HEDEFLER ÇERÇEVESİNDE HAREKET EDEN KİŞİLERİ YÖNETİME GETİRMEYİ BAŞARACAK BİLİNCE ULAŞABİLMELERİDİR...
 
Bu sorunu da eninde sonunda aşacağız. Rusya şuan için boyundan büyük işlere kalkarak yayılmacı bir politika sergiliyor olsa da bu durumu destekleyecek ekonomik, sosyolojik ve siyasi altyapıdan yoksun olduğu da tarafımızca görülmektedir. Dolayısıyla oluşan durum, oluşan ani hava ısınması nedeniyle kısa süreli olarak esen lokal bir rüzgarın varlığı gibidir.
 
UNUTULMAMALIDIR Kİ STRATEJİK HATALARIN, TAKTİK MANEVRALARLA DÜZELTİLEBİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR…

 



Gazipaşa Haberler Not:
Eğer sizde mesleki haberinizin yada tarifinizin web sitemizde yayınlanmasını istiyorsanız; "Haberini Yada Tarifini Paylaş" sayfamızdaki kriterlere uygun bir şekilde uygun içeriklerinizi bize gönderebilirsiniz. Gazipaşa Haberleri internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü şair içeriklerle ilgili telif hakları www.gazipasahaberler.com 'a aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve "kaynak gösterilse" dahi iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz ve başka bir yerde yeniden yayıma konulamaz.


  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler